Karaciğer Kanseri

Karaciğer kanseri, birincil ve ikincil olmak üzere iki grupta incelenir. İkincil olan karaciğer kanseri, vücutta herhangi bir yerde (en sık karın içindeki bir organda) bulunan bir kanserin karaciğere yayılması (metaztaz) sonucu gelişen kanserlerdir.

Bu yazıda karaciğerin birincil kanserinden bahsedilecektir.

Birincil karaciğer kanseri, görülme sıklığına göre tüm kanserler içinde kadında 9. sırada, erkekte 5. sırada görülen ve sıklığı son 20 yılda giderek artan bir kanser türüdür.

Erkeklerde kadınlara oranlara 8/1 oranda fazla izlenmektedir. Genellikle 50-60 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır.

Tedavisiz ortalama yaşam süresinin maalesef 6-9 ay arasında olması, bu kanserin ne kadar ciddi bir kanser türü olduğunu gösterir. Bu yüzden sebep olan risk faktörlerinin bilinmesi ve önlenmesi tüm kanserlerde olduğu gibi bu kanserle de mücadelenin en önemli aşamasını oluşturmaktadır.

Risk Faktörleri:

 

 

Hepatit B enfeksiyonun sık görüldüğü ülkelerde bu kanser daha sık izlenmektedir. Bu yüzden Hepatit B hastalığının önlenmesi ve tedavisi bu kanserle mücadelenin ilk koşuludur. Ayrıca siroz yapan bütün hastalıklar, hepatit C enfeksiyonu, sigara ve alkol kullanımı, Aflatoksin ve nitritler de sorumlu kanser yapıcılar arasında yer alır.

Hepatit B nasıl bulaşır?

İnsandan insana vücut sıvıları yolu geçer:

  • Kan ve kan ürünleri: Hemofili veya diyaliz hastası olmak
  • Meslek (doktorlar, hemşireler,dişçiler, kan ve kan ürünleri ile uğraşan laboratuar ve kan merkezi çalışanları) hastalığı
  • Semen (meni) veya Vajinal sıvı ve salgılar (adet kanı dahil) : Cinsel ilişki, Hepatit B taşıyıcısı bir seks partnerine sahip olma, çok eşlilik, Homoseksüel veya biseksüel olma,
  • Doğum sırasında anneden bebeğe geçiş (perinatal hepatit)
  • Döğme (tattoo) ve piercing sırasında kullanılan iğnelerin steril ve temiz olmamasından dolayı
  • Hastalıklı kişilerin kullandığı ve kan bulaşmış ustura, traş fırçası ve diş fırçalarının kullanılması

Hepatit B aşısı:

 

Hepatit B aşısı 3 dozluk uygulama gerektiren bir aşı; bu üç dozun sonunda % 95 oranında koruyuculuk sağlar. Bu üç doz en az 12 yıl kişileri hepatit B den korumaktadır.

 

Yeni doğan bebekler, tüm yetişkinler, uyuşturucu kullananlar, son 6 ay içersinde birden çok seks partneri olan kişiler ve cinsel yolla bulaşan bir hastalığa sahip olanlar, homoseksüeller, biseksüeller , hemofili hastaları, diyaliz hastaları, tüm sağlık çalışanları, hapishane çalışanları ve hapishane mahkumları, özürlü bakım evleri personeli, dünya üzerinde hepatit B açısından riskli bölgelere seyahat eden kişiler…hepatit B aşısını ivedilikle yaptırmalıdır.

Karaciğer kanserinde klinik bulgular:

Hastalarda genellikle karnın sağ üst kesiminde ağrı, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı olur. Bazı durumlarda ele gelen bir kitle saptanabilir. Hastaların büyük bir kısmı hastalığın geç evresinde saptanırlar.

Rüptür yani tümör delinmesi sonucu akut karın ağrısı ve kanamaya bağlı şok, nadir ama rastlanılabilecek bir başvuru şekli olabilir.

Diğer nadir durumlar ise, tıkanma sarılığı, Budd-Chiari sendromu (hepatik venlerin obstrüksiyonu), hemobilia (safra yollarından kanama), sebebi bilinmeyen ateş olabilir.

%1 Olguda hiperkalsemi, hipoglisemi ve eritrositoz (kırmızı kan hücrelerinde artma) görülebilir.

Tanı:

Tanıda bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme kullanılacak ilk yöntemlerdir. Kan alfa feto protein (AFP) düzeyi tanıyı doğrulamada ve tedavi sırasında hasta takibi için kullanılır.

Ameliyat öncesinde biyopsi önerilmemektedir. Biopsi ile tümörün yayılımı, delinmesi ve kanama riski vardır.

Ameliyat öncesi değerlendirmede hastanın karaciğerinin durumu ve metastazlar (yayılımlar) değerlendirilmelidir.

Karaciğer kanseri sıklıkla akciğer, kemik ve peritona (karın boşluğunu saran zar) metastaz yapar. Yayılımın olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Tedavi:

Hepatoselüler karsinomlu hastalarda genellikle eşlik eden siroz hastalığı mevcuttur. Uzun dönem sağkalım oranı, tümörün karakteristiğine ve hastanın karaciğer fonksiyonlarının durumuna bağlıdır.

Karaciğer kanserinde halen uzun süreli bir yaşam yada şifa sağlayabilecek en önemli yöntem cerrahi yani ameliyattır. 2 şekilde cerrahi uygulanmaktadır.

1. Karaciğerin tümörlü bölümünün çıkarılması, durumu uygun olan ve kaldırabileceği düşünülen hastalar için birincil tedavi seçeneğidir.

2. Transplantasyon yani karaciğer nakli

Karaciğer fonksiyonları iyi olan hastalar, ameliyat için adaydır.

Laparoskopi yöntemi ile hastalığın karın içindeki yayılımı hakkında bilgi edinilebilir. Bu yöntemle, ameliyat için seçilen beş hastadan en az birisinde tedaviye faydalı olamayacak ameliyat yapılması engellenmiş olur.

Hepatoselüler karsinomun tedavisinde çok farklı tedavi modaliteleri bulunmaktadır. Kür için tek şans cerrahidir. Ancak hastaların sadece %10 ile % 20’sine cerrahi uygulanabilmektedir.

Cerrahi uygulanamayan hastalarda diğer tedavi yöntemleri düşünülür.

Cerrahi dışı tedavi olarak tümör içine etanol enjeksiyonu, asetik asit enjeksiyonu yapılabilir. Termal ablasyon yönteminde ise soğuk yada sıcak prob kullanarak tümör dokusu harap edilebilir.

Kriyoterapide ise tümör içerisine prob yerleştirerilip; dondurup eritme işlemi sayesinde doku haraplandırması yapılmış olur.

Karaciğer kanserinde radyoterapi ve kemoterapi tedavisiyle başarılı sonuçlar alınamamaktadır.

 

Prof. Dr. İbrahim BARUT


© 2016 Prof. Dr. İbrahim BARUT I Karaciğer Safra Yolları ve Pankreas Cerrahisi Uzmanı